Mücadele Eden Müzisyenlerin Kullanabileceği 5 Harika SEO Taktiği

müzisyen

Yani, çevrimiçi bir açıklama yapmak isteyen bir müzisyensiniz ve arama motoru optimizasyonu (SEO) tekniklerinin sizin için çalışmasını mı düşünüyorsunuz? Bu durumda, arama motoru optimizasyonunda sihirli bir mermi olmasa da, Google ve Bing'deki arama görünürlüğünüzü iyileştirmenin de zor olmadığını unutmayın.

İşte müzisyenlerin arama motoru görünürlüğünü artırmak için beş etkili SEO tekniği.

1. blogging

Bloglama, arama motorları tarafından fark edilmenin harika bir yoludur. Sadece web sitenizin ana motorlara (Google, Yahoo! Ve Bing) kayıtlı olduğundan emin olun, böylece sitenizde gezinmeyi ve gönderdiklerinizi dizine eklemeyi bilsinler.

Blog yazarken, anahtar kelime açısından zengin içerik kullandığınızdan emin olun (bu sadece "içeriğinizde anahtar kelimeleri sık sık kullanın" anlamına gelen bir terimdir). Örneğin, bir bas klarnet hakkında blog yazıyorsanız, başlıkta ve içerikte birkaç kez "bas klarnet" ifadesini kullanmak en iyisidir.

2. Google Yazarlığı Kullanın

Müzikle ilgili konular (enstrümanınız, harika melodiler, yeni veya etkili gruplar, harika besteciler vb.) Hakkında blog yazıyorsanız (ve olmalı, yukarıya bakın), o zaman tanım gereği bir yazarsınız. Ancak bir yazar olmanın ötesine geçip, Google Yazarı.

Bunun gerçekleşmesi için önce bir Google+ hesabına ihtiyacınız var (sadece bir Google+ hesabına sahip olmanın SEO konusunda da size yardımcı olacağını söylemek güvenlidir, çünkü Google+ açıkça bir Google ürünüdür). Google+ hesabı profilinizde, "Bağlantılar" altında bir "Katkıda bulunanlar" bölümü göreceksiniz. Yazdığınız web sitelerinin URL'lerini ve adlarını doldurduğunuzdan emin olun (kendi blogunuzu eklediğinizden emin olun).

Ayrıca, bir makale yazdığınızda, yayının başlığında Google+ hesabınıza referans veren bir bağlantı etiketi olduğundan emin olun. Açıkçası, "Google+ Kimliği" ni gerçek kimliğinizle değiştireceksiniz.

3. Resimlerinizi optimize edin

Muhtemelen içeriğinizin görseller de içerme ihtimali oldukça yüksektir. Durum buysa, içeriğinize bir görsel eklediğinizde, "alt" özniteliklerine görselin bir açıklamasını eklemelisiniz. Arama motorlarına görselde ne olduğunu bu şekilde "söylüyorsunuz"; tüm görüntüleri sadece pikselli içeriğe göre ayırt edecek kadar akıllı değiller. Anahtar kelimelerinizi bu açıklamada kullanmaktan çekinmeyin.

4. Youtube'u kullanın

Blogunuz dışındaki yerlerde de fark edilmek istiyorsunuz, değil mi? Bunun gerçekleşmesi için blogunuz dışındaki yerlerde içerik üretmeniz gerekir. Youtube, özellikle belirli bir enstrümanda çılgın becerilerinizi göstermek istiyorsanız, video içeriği yayınlamak için harika bir yerdir.

Ayrıca, Youtube videolarınızı doğrudan blogunuza yerleştirebilirsiniz. Bu, blog içeriğinizi gerçekten geliştirebilir (işte bir harika örnek). Videoyu da bahsettiğimiz anahtar kelimelerle etiketlediğinizden emin olun.

5. Google Analytics'i kullanın

Google Analytics, optimizasyon tekniklerinizin etkinliğini (veya göreceli etkisizliğini) izlemenin harika bir yoludur. Blogunuzun Google Analytics'e kayıtlı olduğundan emin olun. Sık ziyaret edin ve sitenize neyin trafik çektiğini görün. Buradaki basit kural şudur: Ne işe yarıyorsa, daha fazlasını yapın ve çalışmayan her neyse, yapmayı bırakın. Basit, değil mi?

Ne düşünüyorsunuz?

Bu site spam'i azaltmak için Akismet'i kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.